Çocukken 29 Ekim demek, başını gökyüzüne kaldırmak demekti. Okulda aylarca hazırlandığımız gösteriler, şehrin üstünden geçen uçaklar ve bir anlığına herkesin aynı yöne bakması… Bugün biliyorum ki o bakışın arkasında 103 yıllık bir hikâye var.
Gökyüzü Bir Hedefti
29 Ekim 1923’te ilan edilen Cumhuriyet, savaştan yeni çıkmış, sanayisi neredeyse olmayan bir ülkeye dayanıyordu. Buna rağmen havacılık en başından öncelikli sayıldı. “İstikbal göklerdedir” sözü bir slogan değil, bir yol haritasıydı.
İlk Kanatlar, İlk Kurumlar
1925’te Türk Tayyare Cemiyeti kuruldu (bugünkü THK’nin temeli). Aynı yıl Vecihi Hürkuş, K-VI ile Türk yapımı bir uçağın ilk uçuşunu yaptı. Kayseri ve Eskişehir’de uçak fabrikaları ve atölyeleri kuruldu. Türkkuşu’nda yüzlerce genç uçmayı öğrendi. Her şey yolunda gitmedi, bazı projeler yarım kaldı. Ama o kanatlar yere inmedi.
Nu.D.38 ve THK-13 gibi projeler istenen sona ulaşamadı ama birikim kaybolmadı. Hürjet, Kızılelma, ANKA-3 ve KAAN, o ilk adımların bugünkü karşılığı.
Gösterilerden Gerçeğe
Küçükken izlediğimiz uçak gösterileri bir bayram coşkusuydu. Bugün ise aynı gökyüzünde kendi tasarladığımız uçaklar uçuyor.
Sıra Bizde
Cumhuriyet 103 yaşında. Bu yolu açanlar ahşap atölyelerde çalıştı, biz laboratuvarlarda ve simülasyonlarda çalışıyoruz. Değişen araçlar, değişmeyen şey ise merak.
Peki sizin 29 Ekim’den aklınızda kalan ilk görüntü ne? Bir gösteri mi, bir uçak mı, yoksa gökyüzüne kalkan bir çift göz mü?
Cumhuriyet Bayramımız kutlu olsun!












